Yatırımcı Psikolojisi: 12 Psikolojik Etki

Yatırım yaparken sadece finansal analizler ve piyasa verileri değil, aynı zamanda psikolojik faktörler de önemli bir rol oynar. Çoğu yatırımcı, finansal kararlarını etkileyen duygusal ve sosyal faktörlerin farkında olmayabilir. Davranışsal önyargılar, genellikle yanlış kararlar almamıza neden olan, mantıksal düşünmemizi engelleyen kalıplardır. Bu psikolojik ve bilişsel önyargıları öğrenerek yatırımcı psikolojisi kavramını derinlemesine öğrenebilir ve kendi yatırım sürecimize uygulayabiliriz.

Bugün, finansal psikolojinin önemi ve yatırım yaparken sıkça karşılaştığımız bilişsel hatalar hakkında konuşacağız.

Not: Bu psikolojik ve bilişsel önyargıların bir kısmı beynimizin “höristikleri” olarak da geçer. Finans dünyasındaki höristikleri inceleyen dallar Davranışsal Ekonomi ve Deneysel Ekonomi’dir.

Psikolojik ve Bilişsel Önyargılar Nelerdir ve Bizi Nasıl Etkiler? | Örnekler

Genel olarak insanlar, elindeki bilgileri değerlendirerek mantıklı kararlar alabilecek rasyonel varlıklar olarak görülürdü. Ancak, yıllar içinde yapılan araştırmalar, çoğu zaman sezgisel ve otomatik süreçlerle karar verdiğimizi göstermiştir. Nobel ödüllü psikolog Daniel Kahneman, davranışsal finans alanındaki çalışmalarıyla insanların ekonomik kararlarında beklenenden farklı davrandığını ortaya koymuştur.

Özellikle belirsizlik zamanlarında, her zaman rasyonel hareket etmeyiz. Psikolojik önyargıları, belirli düşünce eğilimlerimiz olarak tanımlayabiliriz ve bu eğilimler yanıltıcı sonuçlara yol açabilir. Yaygın olarak rastlanan psikolojik önyargılara batık maliyet yanılgısı, doğrulama yanılgısı ve ankerleme yanılgısı örnek olarak verilebilir.

Davranışsal finans, finansal sorunlar karşısında nasıl davrandığımızı inceler ve kararlarımızı şekillendiren iki ana faktör vardır:

  1. Analiz yeteneği: Kararlarımızı ve olası sonuçlarını hangi bağlamda değerlendirdiğimizi ve anladığımızı belirleyen yetenek.
  2. Duygular: Karar verirken bulunduğumuz psikolojik durum.

Bu iki faktörden yola çıkarak farklı türde önyargılardan bahsedebiliriz. Yazının devamında bu önyargıları ve yanılgıları inceleyeceğiz.

En Yaygın Yanılgılar Nelerdir ve Nasıl Kaçınmalıyız?

Bu iki faktör göz önünde bulundurularak, yatırım yaparken etkilenmemiz muhtemel 12 yaygın psikolojik yanılgıyı aşağıda sıralıyoruz:

Yatırım yaparken kaçınmamız gereken 12 önyargı
Aşırı güven yanılgısı
Kontrol yanılgısı
Onay yanılgısı
Çapa etkisi
Otorite yanılgısı
Halo etkisi
Sosyal kanıt
Hiperbolik indirgeme
Kayıplardan kaçınma
Statüko
İyimserlik yanılgısı
Batık maliyet yanılgısı

1. Aşırı Güven

Aşırı güven yanılgısı, elimizdeki bilgilerin yeterli olduğuna ve yatırım tezimizin doğru olduğuna fazlasıyla inandığımız durumlarda ortaya çıkar. Bu yanılgı, aşırı talep veya kendini aşırı değerlendirme olarak da adlandırılır. İnsanların gerçekte olduklarından daha yetenekli olduklarını düşünmelerine neden olan bu bilişsel hata, gereksiz riskler alınmasına veya başkalarının tavsiyelerinin reddedilmesine yol açabilir. Tipik olarak, her konuda bilgisi olduğunu düşünen ve bu yüzden sıklıkla yanlış kararlar alan kişilerde gözlemlenir. Aşırı güven yanılgısından kaçınmak için öz eleştiri yapmak ve gerçek bilgi ile varsayılan bilgi arasındaki farkı gözetmek önemlidir.

2. Kontrol Yanılgısı

Kontrol yanılgısı, olayları kontrol etme yeteneğimizin fazlasıyla abartılması durumudur. Bu yanılgı, olumsuz sonuçları engelleyebileceğimize dair yanlış bir inanç nedeniyle, yatırımcıların daha fazla risk almalarına sebep olabilir. Bu yanılgı, yatırımcıların, gerçekte kontrol edemeyecekleri durumlar üzerinde kontrol sahibi olduklarını sanmaları ile kendini gösterir. Kontrol yanılsamasından kaçınmak için, piyasa dalgalanmalarının kaçınılmaz olduğunu ve her şeyin öngörülebilir olmadığını kabullenmek gerekir.

3. Onay Yanılgısı

Onay yanılgısı, insanların var olan inançlarını destekleyen bilgilere aşırı eğilimli olmaları durumudur. Bu, insanların, inançlarını çürüten kanıtları göz ardı etmelerine veya reddetmelerine yol açabilir. Örneğin, bir yatırımcı kendi tezini destekleyen bilgileri ararken, karşıt kanıtları göz ardı edebilir. Onay yanılgısını önlemek için, mümkün olduğunca tarafsız bilgi arayışında olmak ve farklı perspektiflere açık kalmak önemlidir.

4. Çapa Etkisi

Çapa etkisi, bireylerin karar verme süreçlerinde ilk aldıkları bilgiye (çapa) aşırı bir güven duymaları durumudur. Bu yanılgı, kişinin daha sonra gelen bilgilere önem vermemesine sebep olabilir. Örneğin, bir yatırımcı bir şirketin büyüyeceğine dair bir makale okuduktan sonra, olumsuz haberlere rağmen fikrinden vazgeçmeyebilir. Çapa etkisinden kaçınmak için, karar verirken birden fazla kaynaktan gelen bilgileri dikkate almak ve ilk alınan bilgilere fazla bağımlı kalmamak önemlidir.

5. Otorite Yanılgısı

Otorite yanılgısı, insanların otorite figürlerini yanılmaz kabul ederek, bu kişilerin öneri ve görüşlerine aşırı derecede güvenmelerine neden olur. Bu durum, sunulan bilgilerin mantıklılığından bağımsız olarak, otorite figürünün sözlerini kesin doğru olarak kabul etmemize sebep olabilir.

Örneğin, bir akraba veya arkadaşın önerisiyle, herhangi bir ek analiz yapmaksızın, yalnızca onların tavsiyesine dayanarak yatırım yapılması bu yanlılığın bir örneğidir. Eğer bu kişi, her konuda bilgi sahibi olduğunu düşündüğünüz biriyse, onun yanılma ihtimalini göz ardı edebilirsiniz.

Ancak, bu yanlılık özellikle yatırımlarımızı popüler influencer veya YouTuber’ların görüşlerine göre şekillendirdiğimizde tehlikeli olabilir. Otorite yanılgısını önlemek için, kararlarımızı objektif bilgilere dayanarak, soğukkanlılıkla analiz etmek büyük önem taşır.

6. Halo Etkisi

Halo etkisi, kişilerin genel bir izlenimlerine dayanarak değerlendirilmesi eğilimidir. Bu, bireyin çekici, zeki veya başka olumlu özellikleri, olumsuz yönlerini gölgeleyebilir, bu da yanıltıcı yargılara yol açabilir.

Finans dünyasında bu yanlılık, bir şirketin tek bir olumlu özelliği üzerinden genel olarak iyi veya kötü olarak değerlendirilmesine neden olabilir. Örneğin, bir şirketin geçmişteki başarısına dayanarak, mevcut riskleri göz ardı edebilir ve yatırım yapmaya devam edebiliriz. Halo etkisini önlemek için, bir şirket veya yatırım hakkında karar verirken tüm verileri dikkate almak ve objektif bir değerlendirme yapmak önemlidir.

7. Sosyal Kanıt

Sosyal kanıt, bireylerin çoğunluğun davranışını doğru olarak kabul edip, bu davranışları taklit etme eğilimidir. Bu, özellikle yatırım kararları alırken, popüler olan seçeneklere yönelme biçiminde kendini gösterir.

Örneğin, birçok kişi sadece popüler olduğu için belirli bir hisseye yatırım yapabilir. Bu, “Herkes yapıyorsa, ben de yapmalıyım” düşüncesinden kaynaklanır ve çoğunluğun bilgiye sahip olduğunu varsayarak karar veririz. Sosyal kanıt yanılgısından kaçınmak için, yatırım kararlarınızı bağımsız bir araştırma ile desteklemek ve çoğunluğun eylemlerine körü körüne uymamak önemlidir.

8. Hiperbolik İndirgeme

Hiperbolik indirgeme etkisi, bireylerin daha küçük, ancak derhal elde edilebilir ödülleri, daha büyük gelecekteki ödüller yerine tercih etmeleridir. Bu eğilim, insanların anlık tatminleri, gelecekteki potansiyel kazançlara tercih etmelerine neden olur.

Finansal kararlar alırken bu etki, kısa vadeli kazançların peşinden gitme ve uzun vadeli yatırım hedeflerini göz ardı etme biçiminde görülür. Örneğin, bir yatırımcı anlık getiri sağlayan ancak uzun vadede daha az karlı olan yatırımlara yönelebilir. Hiperbolik indirgeme etkisini azaltmak için, uzun vadeli hedeflere odaklanmak ve anlık ödüllere olan düşkünlüğümüzü kontrol altında tutmak faydalı olacaktır.

9. Kayıplardan Kaçınma

Kayıplardan kaçınma, birine 10 TL kazanmayı veya 10 TL kaybetmemeyi seçme imkanı verildiğinde, çoğunlukla ikinci seçeneğin tercih edildiği bir bilişsel yanılgıdır. Hisse senedi yatırımlarında bu yanılgı, kişilerin sıklıkla kazanç elde etmekten ziyade kayıpları önleme yönünde risk almasına, kazandıran yatırımları erken satmalarına ve zarar eden yatırımları ellerinde tutmalarına neden olur. Kayıpları kabul etmek genellikle kazançlardan daha zor gelir. Bu yanılgıyı aşmak için, kararlarımızda objektif bir risk değerlendirmesi yapmalı ve duygusal bağlarımızı kontrol altında tutmalıyız.

10. Statüko

Statüko, “mevcut durum” anlamına gelen Latince bir terimdir ve genellikle politikada kurulan düzeni tanımlamak için kullanılır. Yatırım dünyasında statüko yanılgısı, mevcut yatırım durumunun sürekli devam edeceğini varsayarak kararlar alındığında ortaya çıkar. Bu yanılgıdan kaçınmak için, piyasa dinamiklerini ve makroekonomik değişiklikleri sürekli takip etmek, temel ve teknik analiz bilgilerini güncel tutmak esastır.

11. İyimserlik Yanılgısı

İyimserlik yanılgısı, kişilerin zorlayıcı durumlar karşısında bile durumu olumlu bir şekilde değerlendirme eğiliminde olmalarıdır. İyimser insanların genellikle daha sağlıklı ve uzun bir yaşam sürdüğü, kariyerlerinde daha başarılı oldukları bilinmektedir. Ancak, bu yanılgı yatırımcıların gerçekçilikten ziyade iyimser beklentilere ağırlık vermesine yol açabilir, bu da gerçek dışı risk değerlendirmelerine ve hatalı yatırım kararlarına sebep olabilir. İyimserlik yanılgısını önlemek için, duygularımızı kontrol altında tutarak, finansal verileri objektif bir şekilde analiz etmek önemlidir.

12. Batık Maliyet Yanılgısı

Batık maliyet yanılgısı, zaten yapılmış olan ve geri alınamayacak yatırımlar nedeniyle, işe yaramayan bir stratejiye devam etme eğilimidir. Örneğin, yatırımcılar genellikle “10.000 TL yatırdım, şimdi çıkarsam %35 kaybederim” diyerek zarar eden yatırımlarına devam ederler. Bu durum, zararın daha da artmasına yol açabilir. Batık maliyet yanılgısını aşmak için, her karar anında mevcut durumu ve gelecekteki potansiyelleri objektif bir şekilde değerlendirmek gereklidir, geçmişte yapılmış yatırımların maliyeti bu değerlendirmeyi etkilememelidir.

Bu bilişsel yanılgılar yatırım kararlarımız üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Her yatırımcının bu tuzaklardan kaçınması, daha sağlıklı finansal kararlar almasına yardımcı olacaktır.

Yatırımcı Psikolojisini Yönetmek İçin 5 Önlem

Son olarak, bu psikolojik yanılgıları önlemek için beş tavsiye göreceğiz:

1. Finansal Eğitim

İyi bir finansal eğitim, risk profilinizi anlamanıza ve bilgiyi doğru değerlendirme yeteneğinizi geliştirmenize yardımcı olur. Ayrıca, bilişsel yanılgıları tanıyıp bunlardan kaçınma becerinizi artırır. Yatırım yaparken bilinçli hareket etmeniz için bu bilgiler temel taşınızdır.

2. Artıları ve Eksileri Değerlendirmek

Her yatırım kararının olumlu ve olumsuz yönlerini objektif bir şekilde değerlendirmek, sağlam kararlar almanızı sağlar. Her seçeneğin alternatiflerini düşünmek ve eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşmak önemlidir.

3. Premortem Analizi

Karar vermeden önce olası başarısızlık senaryolarını gözden geçirmek, iyimserlik tuzağına düşmemenize yardımcı olur. Başarısızlık ihtimalini düşünmek, kararlarınızın potansiyel zayıf yönlerini önceden tespit etmenizi sağlar.

4. Sistematik Karar Verme Süreci

Yatırım yapmadan önce izleyeceğiniz belirli bir süreç veya kontrol listesi oluşturun. Bu liste, karar verme sürecinizi düzenler ve geçmiş hatalardan ders almanızı kolaylaştırır. Her kararınızda bu listeyi gözden geçirerek daha bilinçli seçimler yapabilirsiniz.

5. Optimal Mental Koşullar

Karar verme sürecinde yorgunluk, stres gibi olumsuz etkenlerden uzak durun. Kendinizi tanıyarak ve fiziksel ile zihinsel durumunuzu göz önünde bulundurarak, en uygun koşullarda kararlar alın. Eğer koşullar elverişli değilse, kararları bir başka zamana ertelemek en iyisidir.

Bu öneriler, yatırım süreçlerinizde daha bilinçli ve sağlam adımlar atmanıza yardımcı olacak ve psikolojik yanılgılardan uzak durmanızı sağlayacaktır. Unutmayın, her yatırım kararınız sadece finansal bilgilerle değil, aynı zamanda kişisel durumunuzu da göz önünde bulundurarak alınmalıdır. Yatırım yaparken yaptığınız hataları veya bu konuda düşündüklerinizi yorumlar bölümünde paylaşarak hem fikir alışverişinde bulunabilir hem de diğer yatırımcılarla deneyimlerinizi paylaşabilirsiniz. Siz ne düşünüyorsunuz, bu liste dışında önemli gördüğünüz başka yöntemler var mı? Fikirlerinizi ve önerilerinizi bekliyoruz!

İlgili Makaleler