Borsa Yatırımı Yapılacak Şirketler Nasıl Seçilir?

Menkul kıymetler piyasası dünya genelinde yatırımcıları en çok cezbeden piyasalardan biridir. Bu yüzden birçok yatırımcı her zaman en iyi yatırım kararının nasıl alındığını merak eder. Bu makalede sizlere hangi şirketlere borsa yatırımı yapılacağını seçme konusunda bilgi vereceğiz.

Bir Şirket Seçerken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Borsa Yatırımı ve Aşinalık Yanılgısı

Borsa yatırımı yapmaya başlayan yatırımcıların çoğu genellikle yerel piyasadaki en büyük ve aşina olduğu şirketlere odaklanır.

Türkiye’de bu şirketlere Arçelik, BİM A.Ş., TÜPRAŞ, HEKTAŞ gibi örnekler verilebilir.

Şirketlerin performansı iyi ya da kötü olsa da hangi şirketlerin daha kârlı getiri sağlayabileceğini bilmediğimiz için fırsatları kaçırırız.

Bu bilinmezin içerisinde “Bu şirketin değer kazanacağını biliyordum… Ama satın almadım.” gibi ifadeleri de sıklıkla kullanmışızdır.

İşte bu noktada borsa yatırımı yapacağımız şirketi doğru belirleyebilirsek ve şirket seçerken nelere dikkat edeceğimizi bilirsek borsa serüvenimizi daha kârlı bir hale getirebiliriz.

Ayrıca, en temel bilgileri öğrenerek şirketlere filtre uygulayabilme yeteneği kazanırsak, bu şirketlerin değerinden yüksek işlem gördüğü zamanlarda satın almaktan kaçınırız.

Borsaya yatırım yapmak temelde, gelecekte daha fazla kâr elde edebilecek şirketleri seçmek ve bunları satın alırken değerinden yüksek fiyatlarda işlem görmemesine dikkat etmektir.

Borsa Yatırımı ve Değerleme Oranları

Değerleme oranları, borsa yatırımı yaparken kritik bir öneme sahiptir. Bu oranlar, temel analizin de zeminin oluşturmaktadır.

Bu oranları bakarken hangi ana oranları göz önünde bulunduracağımızı, bilgiyi nereden alabileceğimizi ve bir şirketin verilerine göre neden onu seçip seçmeyeceğimizi göreceğiz. Bu sayede, portföyümüzü aşırı değerlenmiş şirketler üzerine oluşturma riskimizi azaltıp bir şirket için makul bir fiyat belirlemeye çalışacağız.

Bir uygun fiyat seçimi yapmak için dikkate alınacak verilere başlamadan önce, borsada hem küçük hem de büyük şirketlerin işlem gördüğünü unutmamamız gerekir. Ayrıca, küçük şirketlerin daha fazla büyüme potansiyeline sahip olduğunu ve genellikle daha yüksek yatırım getirileri sağladığını göz önünde bulundurmalıyız.

Öte yandan bu net bir kural değildir. Bu noktada, çelişkili durumları önlemek adına bir şirketin verileri, tarihsel geçmişi ve gelecek tahminleri oldukça önemlidir.

Değerleme oranları, bu temel veriler üzerinden hesaplandığı için verilerin kaynağı da oldukça önemlidir.

Çok sayıda internet sitesi şirketlerle alakalı temel veriler (bilanço, faaliyet raporu vs.) sunsa da deneyimlerimize göre bu verilerin bir aracı kurumdan ya da Kamu Aydınlatma Platformu (KAP) gibi resmi kaynaklardan alınması daha sağlıklı olabilir.

Değerlemeleri Filtrelerken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Finans literatüründe çok sayıda değerleme oranı olmasına rağmen önemli olanları ve kolay bir şekilde erişebileceğimiz bazılarını aşağıda inceleyeceğiz:

  • Hisse Başına Net Kâr: Bu veriyi hesaplamak için vergileri düştükten sonraki net kârı dolaşımdaki hisse sayısına bölmemiz gerekir. Hesap sonucunda ortaya çıkan değer, sermaye artırımlarını/azalmalarını dikkate aldığımızda, hissedar olarak elde edeceğimiz kâr hakkında daha gerçekçi bir görüş verebilir.
  • Temettü Getirisi: Bu kavram, hissedarlara dağıtılan kârı ifade eder. Temettü getirisi elde etmek için şirketin temettü dağıtana kadar hisselerini almamız gerekir. Bu sayede şirketin hissedarlara dağıttığı getiriden faydalanabiliriz. Burada dikkat etmemiz gereken şeyler satın aldığımız hisseleri temettü dönemine kadar portföyümüzde tutmak ve şirket seçerken temettü verimliliğine dikkat etmektir.
    • Temettü getirisi aynı zamanda piyasanın hisseleri nasıl değerlendirdiği hakkında bize bir görüş sağlar. Bir şirketin temettü getirisi ne kadar yüksek olursa o şirketin hisselerini o kadar ucuza alıyor oluruz.
      • Bu veriye dayalı şirket seçerken sektördeki şirketler arasında ve ayrıca şirketin geçmişindeki temettü getirisini karşılaştırabiliriz. Böylece basit bir değerlendirme ölçüsü oluşturabiliriz.
  • Fiyat/Kazanç Oranı (F/K): Bu oran, hisse fiyatı ile hisse başına düşen kâr arasındaki ilişkiyizi bize söyler. Ayrıca, bu hisseden beklenen yıllık getiriyi bu oran sayesinde tespit edebiliriz. Aynı şekilde, şirketin sektörel ve tarihsel F/K oranını karşılaştırarak piyasa değerlemesi açısından hangi aşamada olduğunu bulabiliriz.
  • Hedef Fiyat: Bu veri, profesyonel analistlerin konsensüsüne göre hissenin ulaşmasını beklediği fiyattır. Analistler belirli şirketleri inceler, şirketleri etkileyen değişkenleri (haberler, yeni sözleşmeler, sektörün gelişimi, vergilendirme, düzenlemeler gibi) sürekli olarak analiz ederler. Piyasadaki yeni bilgileri de değerlendirme modellerine ekleyerek bilinen önemli bilgileri de göz önünde bulundurarak değişen bir hedef fiyat belirlerler.

Teknik Verilere Bakarken Nelere Dikkat Edilmelidir?

FAVÖK (EBITDA), FVÖK(EBIT), net finansal borç, net varlık değeri ve nakit akışı gibi daha teknik ve önemli veriler de bulunmaktadır. Bunları göz önünde bulundurarak ilgili şirketin yürüttüğü ticarette para kazanıp kazanmadığını ve operasyonlarından ne kadar kâr elde ettiğini tespit edebiliriz.

  • İş Hacmi (Ciro): Bu veri, bir şirketin büyük mü küçük mü olduğunu belirlememize yardımcı olur. Ayrıca bu veriyi elde edilen kârla karşılaştırarak bir kâr artışı mevcutsa bunun kaynağını tespit etmede kullanabiliriz. Örneğin, kâr artışı bazı durumlarda satışlardaki artıştan kaynaklanırken bazen de şirketin yürüttüğü başka operasyonlardan da kaynaklanabilmektedir.
  • FAVÖK(EBITDA): Günümüzde en çok kullanılan verilerden biri de FAVÖK’tür. Bu veri faizler, vergiler ve amortismanlar öncesi kârı bize söyler. FAVÖK sayesinde faiz giderleri amortismanları gibi faaliyet dışı değerleri dikkate almadan faaliyet kârını elde etmemize yardımcı olur. Bu sayede şirket içindeki gelişmeleri, satın almaları vb. dikkate almadan faaliyetin kârlılığını gösterir.
  • FVÖK(EBIT): Bu veri, FAVÖK’ten farklı olarak yalnızca faiz ve vergi öncesi kârı bize söyler.
  • Net Finansal Borç: Bu veri tüm borçları toplayıp nakit ve geçici finansal yatırımları çıkararak hesaplanır. Aşırı borçlanmış durumda olmayan şirketler bulmak borsa yatırımı açısından daha kârlı olabilir.
  • Net Varlık Değeri: Bu veri, şirketin net finansal borç ve diğer yükümlülüklerinin düşüldükten sonraki varlıklarının net piyasa değeridir. Bu sayede hissedarlar şirketin hissesinin net değerini ölçebilir.
  • Hisse Başına Nakit Akışı: Nakit akışı, bir şirketin kasasındaki para giriş ve çıkışları arasındaki farkı ölçer. Bunu hisse senedi sayısına bölersek şirkete giren paranın hisse başına getirisini elde ederiz. Bu, şirketin gelir ve gider durumunun gerçek büyüklüğünü anlamak için çok faydalı olabilir. Nakit akışından pozitif getiri sağlayan şirketleri, diğer değerleme oranları açısından da uygunsa, portföyde bulundurmak yatırımcılar için cazip olabilir.

Bu göstergelerin tümünün sektördeki diğer şirketlerle ve tarihsel verilerle karşılaştırıp şirket seçmek yatırımcılar için daha yararlı olabilir.

Ek olarak, yatırım yaparken diğer faktörler de göz önünde bulundurulmalıdır:

  1. Portföyü çeşitlendirmek: Bu yöntem kapsamında yatırımcıların tüm yatırımını tek bir şirkete yapmak yerine yüksek getiri potansiyeli olan birkaç şirkete yönlendirmesi tavsiye edilir. Bu sayede risk oranı düşürülebilir.
  2. Şirketin bilançolarını analiz etmek: Temel analiz yaparak şirketin borç ve likidite seviyeleri analiz edilebilir.
  3. Şirket hakkında tam bir araştırma yapmak: Bir şirkete yatırım yaparken şirketin kuruluş vizyonu, tarihsel verileri ve faaliyetlerini yürüttüğü sektör göz önünde bulundurulabilir.
  4. Risk faktörlerini analiz etmek: Şirket hisseleri volatil bir yatırım aracıdır. Diğer bir deyişle, bir hisse bugün yükselirken yarın düşüşe geçebilir. Volatile ise riski beraberinde getirir. Bu yüzden, yatırımcılar bu riski nasıl azaltabileceğini analiz etmelidir.

Sonuç olarak, yukarıdaki verileri göz önünde bulundurarak şirketleri değerlendirebilir, gelecek fiyatları hakkında bir görüşe sahip olabiliriz. Bu değerlendirme bize cazip gelirse, şirketin kârlı olup olmadığını ve bize önümüzdeki dönemlerde ne tür bir getiri sağlayacağını analiz edebiliriz. Elbette hiçbir şey kesin değildir, ancak bu veriler bize şirketleri ve mali durumlarını daha iyi anlamamızda yardımcı olacaktır.

İlgili Makaleler