Temel Oranlar ile Bir Şirket Nasıl Analiz Edilir?

Bir şirketi temel oranlarıyla analiz etmek, göründüğünden daha karmaşık olabilir çünkü bunun için pek çok farklı oranı değerlendirmemiz gerekmektedir. Bu nedenle, şirketin kapsamlı bir analizini yapabilmek için aşağıdaki finansal durum raporlarından yararlanmamız önemlidir:

  • Bilanço, şirketin finansal yapısını ve pozisyonunu anlamamıza yardımcı olur.
  • Gelir Tablosu, şirketin kar edip etmediğini ve gelirlerinin kaynağını gösterir.
  • Nakit Akış Tablosu, şirketin nakit üretebilme kapasitesini, gelir tablosu ile birlikte daha iyi anlamamızı sağlar.

Bu makalede, temel analiz sürecinde bize yardımcı olacak bazı önemli oranlara odaklanacağız.

Temel Analiz Nedir?

Temel analiz, bir finansal varlığın performansını etkileyen değişkenlerin incelenmesi üzerine kuruludur. Bu yöntemle, varlığın içsel değerinin mevcut piyasa fiyatına uygun olup olmadığını belirlemeye çalışırız.

Basitçe ifade etmek gerekirse, temel analiz bir varlığın temelini; hem dış hem de iç faktörleri inceler. Bu analiz türü, özellikle borsada işlem gören yatırımcılar tarafından yaygın olarak kullanılır. Bir hissenin fiyatı, eğer içsel değerinin çok üzerindeyse, hissenin aşırı değerli olabileceği düşünülebilir. Aksine, bir hissenin fiyatı hesaplanan içsel değerinin çok altındaysa, bu varlık değerinin altında olarak görülebilir.

👉 Daha fazla bilgi için: Borsada temel analiz – Oranlar, yöntemler ve şirket türleri.

Finansal Oranlar ve Temel Analiz Oranları

Finansal oranlar, bir şirketin durumunu gösteren göstergelerdir. Finansal birimler arasında ilişki kurarak şirketin ekonomik durumu hakkında detaylı bir analiz yapmamızı mümkün kılarlar. Farklı zaman dilimleri boyunca çeşitli oranların karşılaştırılması, şirketin yönetiminin etkinliği hakkında somut bilgiler sunar.

Likidite Oranları

Borç / Öz Sermaye Oranı (D/E)

Borç / öz sermaye oranı (Debt to Equity Ratio), şirketin borcunun hissedarlar tarafından sağlanan sermayeye oranını ölçer. Bu oran, şirketin finansal kaldıracını değerlendirmede kullanılan bir göstergedir ve aynı zamanda hissedarların sermayesinin, şirketin borç yükümlülüklerini ne ölçüde karşılayabileceğini gösterir.

  • Borç / Öz Sermaye Oranı = Toplam Borç / Net Öz Sermaye
Borç / Öz Sermaye Oranının Yorumlanması

Genel olarak, yüksek bir borç / öz sermaye oranı, şirketin borçlarını karşılamak için yeterli nakit üretmediğini gösterebilir. Ancak, düşük bir borç / öz sermaye oranı da, şirketin finansal kaldıraçtan elde edilebilecek potansiyel yüksek getirileri kullanmadığını işaret edebilir.

Likidite Oranları

Likidite oranları, bir şirketin kısa vadeli borçlarını ve yükümlülüklerini ne derece rahatlıkla karşılayabileceğini gösteren önemli göstergelerdir. Bu oranlar, şirketlerin finansal sağlığını değerlendirirken ve yatırım kararları alırken kritik rol oynarlar.

Current Ratio (Cari Oran)

Cari oran, bir şirketin cari varlıklarının cari borçlarına oranını ifade eder. Şirketin bilançosundaki cari varlıklar, nakit, alacak hesapları, stoklar ve bir yıl içinde nakde çevrilebilecek diğer dönen varlıkları içerir. Kısa vadeli borçlar ise ödenecek hesaplar, maaşlar, ödenecek vergiler ve uzun vadeli borcun kısa vadeli kısmını kapsar. Cari oran, şirketin kısa vadeli finansal yükümlülüklerini ne derecede karşılayabileceğini gösterir.

Cari Oran Formülü: Cari Oran = Dönen Varlıklar / Dönen Borçlar

Quick Ratio (Asit Testi Oranı)

Asit testi oranı, bir şirketin en likit varlıklarını dönen borçlarına oranlayarak, daha kesin bir likidite ölçümü sağlar. Bu oran, nakit ve nakit eşdeğerleri, kısa vadeli mevduatlar, Hazine bonoları ve alacak hesaplarını dönen borçlara bölerek hesaplanır. Bu oran, şirketin acil nakit ihtiyacı durumunda borçlarını ne kadar hızlı karşılayabileceğini gösterir.

Asit Testi Oranı Formülü: Asit Testi Oranı = (Nakit ve Eşdeğerler + Mevduatlar + İşlem Gören Değerler + Alacak Hesapları) / Dönen Borçlar

Net Nakit Oranı (Cash Ratio)

Nakit oranı, bir şirketin kısa vadeli borçlarını yalnızca nakit ve nakit eşdeğerleri ile karşılama kapasitesini ölçer. Bu, şirketin finansal güvenliğinin en muhafazakar göstergesidir.

Nakit Oranı Formülü: Nakit Oranı = (Mevcut Varlıklar + Gerçekleştirilebilir Varlıklar) / Dönen Borçlar

Karlılık Oranları

Karlılık oranları, bir şirketin giderlerini karşılayıp kar sağlayıp sağlayamadığını gösterir. Çeşitli giderler (personel giderleri, vergiler, amortismanlar, banka faizleri vb.) göz önünde bulundurulduğunda, bir şirketin bazı alanlarda kar ederken başka alanlarda zarar edebileceği anlaşılır. Bu nedenle, farklı karlılık oranları bulunmaktadır.

  • FCF – Serbest Nakit Akışı (Free Cash Flow): şirketin iş veya üretim faaliyetlerinden elde edilen nakit akışının, üretim giderlerinin çıkarılması sonucu kalan net miktarıdır. Yatırımcılara ve alacaklılara ödenebilecek miktarı belirler.
  • ROI – Yatırım Getirisi (Return on Investment): bir şirketin yatırımlar aracılığıyla elde ettiği kazancı ifade eder. ROI, toplam gelirlerden maliyetlerin çıkarılması ve sonucun toplam maliyete bölünmesiyle hesaplanır.
  • ROE – Özsermaye Karlılığı (Return on Equity): borç faizleri ödendikten sonra elde edilen net karın, şirketin özsermayesine oranını gösterir.
  • ROA – Varlık Karlılığı (Return on Asset): şirketin varlıkları üzerinden elde ettiği karı ifade eder. Borç faizleri ödendikten sonra elde edilen net kar, varlıklarla bölünür.
  • ROCE – Sermayenin Getirisi (Return on Capital Employed): bir şirketin toplam sermayesinin yönetimi üzerinden performansını değerlendirir. Yatırılan sermayenin verimliliğini gösterir.
  • ROIC – Yatırılan Sermayenin Getirisi (Return on Invested Capital): bir şirketin kullandığı sermaye üzerinden elde ettiği karlılığı ölçer.
  • Temettü Getirisi (Dividend Yield): yatırımın, şirketin temettü dağıtımıyla ne kadar geri alınabileceğini gösterir.

Değerleme Oranları

Son olarak, finansal yatırımlar söz konusu olduğunda en sık başvurulan değerleme oranlarına değineceğiz. Bu oranların kullanım amacı oldukça çeşitlidir:

  • Farklı büyüklüklerdeki şirketleri birbiriyle karşılaştırmak,
  • Şirketin zaman içerisindeki gelişimini incelemek,
  • Şirketin mevcut durumu ile ideal durumu arasındaki farkları tespit etmek,
  • Şirketin performansını, sektördeki diğer şirketlerin sonuçlarıyla karşılaştırmak,
  • Ana rakiplerle arasındaki farkları detaylı bir şekilde analiz etme

Bu bağlamda, değerleme oranlarına daha yakından bakalım:

  • Price to Book Value (Fiyat/Defter Değeri Oranı): Bu oran, bir şirketin hisse senedi fiyatını, o şirketin defter değeri başına düşen değeri ile bölerek hesaplanır. Yatırımcıların, bir şirketin varlıkları için ödemeye istekli oldukları miktarı defter değerine göre yansıtır. Şirketin büyüme beklentileri ile arasındaki bu fark, şirketin piyasa değerinin gerçek defter değerine göre değerlendirilmesini sağlar. Bu oran sayesinde, bir şirketin piyasada indirimli bir fiyatla işlem görüp görmediği konusunda fikir edinilebilir.
  • EV/EBITDA (Şirket Değeri / EBITDA): Bu oran, şirket değerini (borsa değerlemesi + net finansal borç) EBITDA ile bölerek hesaplar. Amortisman ve provizyonlar gibi tartışmalı veya standart olmayan kalemleri dışarıda bırakarak objektiflik sunar. Farklı borçlanma seviyelerine sahip şirketler arasında karşılaştırmalar yaparken, PER oranındaki gibi çarpıtmalara uğramaz. Döngüsel şirketlerin değerlemesinde özellikle faydalıdır. Daha düşük bir EV/EBITDA oranı, şirketin karşılaştırmalılarına veya tarihi fiyatına göre daha düşük değerli veya ucuz olduğunu gösterebilir.
  • PER (Fiyat/Kazanç Oranı): Price to Earning Ratio, Piyasada en yaygın kullanılan oranlardan biridir. Bir şirketin fiyatını net karıyla ilişkilendirir. PER oranı on olarak belirlenirse, bu, şirketin değerinin on yıl içinde elde edilen karlarla telafi edileceği anlamına gelir. Şirketin tüm karları temettü olarak dağıtılsa bile, bir yatırımcının yatırımını geri alması bu kadar sürecektir. Net kar, çeşitli olağanüstü durumlar tarafından etkilenebilse de, serbest nakit akışıyla en çok örtüşen kalem olması nedeniyle yaygın olarak kullanılır.
  • PCF (Fiyat/Nakit Akışı Oranı): Bir şirketin piyasa değerini net karı artı amortismanlarla (nakit akışı) ilişkilendirir. Uzun vadede, bu oranın temettü getirisinin tersi olma eğilimi gösterir. Şirketlerin nakit akışlarını kullanarak, bazı muhasebe girişlerinin karlarda yaratabileceği bozulmaları ortadan kaldırmak için kullanılır.
  • PVC (Fiyat/Defter Değeri Çarpanı): Bu çarpan, şirketin öz kaynaklarını piyasa değeriyle ilişkilendirir. Statik bir değerleme yaklaşımı sunar ve bir şirketin yatırımlarından elde edebileceği farklı karlılık seviyelerini göz önünde bulundurmaz. Piyasanın bir şirkete veya sektöre sunduğu ticari itibarı anlamamızı sağlar.
  • PEG (Fiyat/Kazanç Büyüme Oranı): PER ile hisse başına karın (BPA) büyüme oranı arasındaki ilişkiyi ifade eder. Bu oran, bir hissenin hem fiyatının hem de kar büyümesinin adil bir değerlendirilmesini sağlar. PEG değeri 1 veya daha düşükse, hissenin temel olarak değerinin düşük olduğu söylenebilir.
  • Payout Oranı: Bir şirketin, net karının yüzde kaçını hissedarların ödemesine ayırdığını gösterir. Bu, şirketin kar dağıtım politikasını ve hissedarlarına olan taahhüdünü yansıtır.

Bu değerleme oranları, yatırımcıların farklı şirketlerin finansal sağlığını ve piyasa performansını değerlendirirken kullanabileceği önemli araçlardır.

Bir Şirketin Büyümesi Nasıl Ölçülür?

Bir şirketin büyümesini ölçmenin yolu, piyasa beklentilerini ve bu beklentilerin belirli bir zaman diliminde nasıl değiştiğini anlamaktan geçer. Piyasanın bir şirketin temelleri hakkında olumlu veya olumsuz beklentilere sahip olması, şirketin hisse senedi performansını doğrudan etkileyebilir.

Şirketin Büyüme Tahminleri

Şirketi değerlendirirken göz önünde bulundurulması gereken en önemli faktörlerden biri, kâr üretme ve temettü dağıtma kapasitesidir. Şirketler, kazançlarını artırmanın birkaç yoluna sahiptir:

  1. Şirketin Genişlemesi: Sektöre bağlı olarak, şirketler yeni pazarlara girmeye karar vererek, yeni ortaklarla anlaşmalar yaparak ve ortak girişimler aracılığıyla satışlarını artırma olasılığına sahip olabilirler. Bu, yeni sözleşmeler üzerinden genişlemelerine, yeni müşterilere dönüşmesine, yeni ürünlerin geliştirilmesine veya markalarının pazarlamayla modernize edilerek yeni pazarlara girmesine olanak sağlar.
  2. Ürün veya Hizmet Fiyatlarının Artırılması: Ekonomik durum izin veriyorsa, şirket talepteki bir artış durumunda ürün veya hizmetlerinin fiyatını yükseltmeye karar verebilir. Genellikle şirketler, iç maliyetlerin artması veya hammadde fiyatlarının artması nedeniyle fiyatlarını artırır.
  3. Giderlerin Azaltılması: Karlılığı artırmanın bir diğer yolu da şirketin giderlerini azaltmasıdır. Yatırımcılar, idari giderler, satış ve pazarlama maliyetleri, faiz giderleri gibi kalemleri inceleyerek şirketin yönetim verimliliğini değerlendirir.

Şirkette Oluşabilecek Riskler

Yatırımcıların dikkate alması gereken potansiyel riskler arasında operasyonel riskler, politik riskler, döviz riski, hukuki riskler ve iflas riski bulunur. Bu riskler, şirketin büyüme potansiyelini ve hisse senedi performansını olumsuz etkileyebilir.

Şirketin Temel Verilerini Nereden Ücretsiz Olarak Sorgulayabilirim?

Bir şirketin mali raporları, yatırımcı ilişkileri bölümünde veya düzenleyici kurumların web sitelerinde halka açık olarak bulunabilir. Ancak, daha derinlemesine analizler ve değerlemeler için kullanılan bazı araçlar ücretli olabilir. Finviz, Tikr, Zacks gibi platformlar, değerleme oranları ve analist tahminlerine erişim sağlar, ancak genellikle yüksek maliyetlidirler. Reuters, Bloomberg, Morningstar ve FactSet gibi veritabanları da geniş bilgi sunar ancak genellikle büyük kurumlar veya üniversiteler tarafından erişilebilir durumdadırlar.

Sonuç

Bir şirketi temel analiz yaparken, ilk adım olarak bilançosu, gelir tablosu ve nakit akış tablosu gibi finansal raporları incelemeliyiz. PER, fiyat-defter değeri, ROE, temettü getirisi gibi oranlar, şirket hakkında önemli finansal bilgiler sunar ve değerlendirme yapmamıza yardımcı olur. Bu veriler, nicel analizler yapmamızı sağlarken, niteliksel analizler de şirketin piyasadaki konumunu ve kalitesini daha iyi anlamamız için gereklidir. Dolayısıyla, bir şirketin büyüme potansiyelini değerlendirirken, hem nicel hem de niteliksel faktörleri dikkate almak önemlidir.

İlgili Makaleler